ArabeskStar'a Jüri Başkanı (!)

Kapanmış konulardan yararlanabilmeniz için arşiv bölümüne taşınmaktadır.
User avatar
serhat_izmit
Kıdemli Üye
Posts: 325
Joined: 28 Jul 2006, 21:54
Location: Kocaeli
Contact:

Post by serhat_izmit » 20 Jan 2007, 22:17

Arkadaşlar benzer bir tartışma daha önce de yapılmıştı. Bence tekrarlamanın anlamı yok.
"Yaptıklarım Türk müziğinin devamıdır."
"Müziğime arabesk denmesi çok saçma..."
Orhan GENCEBAY

User avatar
sahan61
Kıdemli Üye
Posts: 180
Joined: 29 Jul 2006, 13:14
Location: İstanbul
Contact:

Post by sahan61 » 20 Jan 2007, 22:19

O tartışılma yapılırken sanırım ben yoktum Serhat.Sonuç ne oldu... :D
Şu Koskaca Alemden Yalnızlık Aldığımı, Nihayet Öldüğümü Nerden Bileceksin?

User avatar
serhat_izmit
Kıdemli Üye
Posts: 325
Joined: 28 Jul 2006, 21:54
Location: Kocaeli
Contact:

Post by serhat_izmit » 20 Jan 2007, 22:34

sahan61 wrote:O tartışılma yapılırken sanırım ben yoktum Serhat.Sonuç ne oldu... :D


Ben bir sonuca vardığımızı hatırlamıyorum. Gereksiz bir tartışmaydı. Tekrarlamanın anlamı yok diye düşünüyorum.
"Yaptıklarım Türk müziğinin devamıdır."
"Müziğime arabesk denmesi çok saçma..."
Orhan GENCEBAY

User avatar
yasakresim
Kıdemli Üye
Posts: 889
Joined: 17 Jan 2005, 17:25
Location: İzmir-Tekirdağ
Contact:

Post by yasakresim » 21 Jan 2007, 02:21

sahan61 wrote:Site her yönü ile yönetilsin.Orhan Gencebayı eleştiren de olsun öven de.Ama eleştirenler-övenleri yada övenler-eleştirenleri ağır bir dille suçlamasın.

Herkez birbirinin fikrine saygı duysun.Bence böylesi daha güzel olur...


Burada bir yanlış anlama, ya da olayı yanlış değerlendirme var..
"Eleştirenler"-"övenler" çatısması yok burada; varsa da ben kendimi "eleştirenler" safında değerlendirilmeyi kabul etmiyorum, çünkü bu beni/bizi tarife yeterli değil; salt "eleştirenler" diye adlandırılmak... Biz Orhan Gencebay'ı övmekten kaçınan biri miyiz ki "eleştirenler" diye bir klasmana sokulalım?

(Bu arada, yukarıda eleştiri kelimesinin dar anlamda "yergi" kelimesi karşılığında kullanıldığını var sayarak bu yorumu yapıyorum...Yoksa eleştiri hem olumlu hem olumsuz kanaatleri içerebilen bir eylemdir..."Olumlu eleştiri", "olumsuz eleştiri" gibi...)

Bazıları şunu anlamıyorlar: Ben tarafsızım. Olaylara tarafsız bakmaya çalışıyorum, ki bu icraatı zor birşey. Olaylara tarafsız bakarak olayları daha iyi değerlendiriyorum. Bilinçsiz bir fanatizm psikolojisi ile değil, bilinçli bir hayran psikolojisiyle hareket ediyorum. Objektifliğin içinde övgü de vardır, yergi de.

Ancak ve ancak "objektifler" diye bir klasmanı kabul edebilirim.

Ama bu forumda "övenler" diye bir klasmanın olduğu çok açık... Orhan babayı eleştiriden münezzeh görenler...

Sadece "baba varol, baba yaşa" muhabbeti mi yapalım? O tür banal muhabbetlerin yapıldığı yer mi yok internette? Buradaki dobra muhabbetlerden sıkılanlar o sitelere gidip methiye okuyabilir. Tutan yok.

Burayı yıllardır Gencebayforum.com yapan ve farklı kılan nedir, üyeleri bunu düşünmeye davet ediyorum.
::::::
Image
"Türk ulusunun, yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, pozitif bilimdir."
Atatürk, 1933

User avatar
sahan61
Kıdemli Üye
Posts: 180
Joined: 29 Jul 2006, 13:14
Location: İstanbul
Contact:

Post by sahan61 » 21 Jan 2007, 13:22

Ben eleştirenler-övenler diye bir grup yapmadım.Sadece Orhan Gencebayın yaptığı herhangi bir şey için örneği;Popstara juri olduğu için onu eleştirenlere saygı duyulmasını övenlerede saygı duyulmasını söylemeye çalıştım.Bu her konu için geçerli, sadece Popstar için değil.Orhan Gencebayı Popstara katıldığı için eleştiririz, başka bir projesi için överiz yada kimi över kimi eleştirir ben bunlara saygı duyulmasını kastettim.

Ayrıca Soner seni eleştirenler grubunda görüyorum diye bir şey yok.Ben burda grup diye bir şey görmüyorum ve olmasınıda istemem tabi.(Eleştirenler-Övenler gibi)Sen bir konuda Orhan Gencebayı övüyorsan diğer konudada eleştirdiğini gördüm.Bu senin objektif olduğunu gösteriyor zaten, söylemenede gerek yok.Burada üyelerin çoğu, hatta hepsi bence objektiftir.

Çünkü burda olanlar gerçek bir Orhan Gencebay hayranıdır...
Şu Koskaca Alemden Yalnızlık Aldığımı, Nihayet Öldüğümü Nerden Bileceksin?

turanamac
Kıdemli Üye
Posts: 133
Joined: 04 Aug 2006, 02:36
Contact:

Post by turanamac » 23 Jan 2007, 18:29

şimdi 70 li yıllardaki hangi eser için çok seslilğin harika kullanıldığı ,notasyonun mükemmel olduğu eserler diyebiliriz ???


Bu cümlenden "70'lerde mükemmel notasyonlu eseleri yoktur"u mu anlıyoruz turanamac?


siz çokseslilikten ne anlıyorsunuz…birkaç tane kemanın ve keman grubundan olan enstrumanın diğer enstrumanlarla aynı melodileri aynı zamanda çalmasını anlıyorsanız birşey diyemem..ayrıca benim mükemmel notasyonlu eserleden kastım içerisinde kromatik yapıların bol olduğu , karmaşık geçişlerden oluşan , farklı makamların bir arada kullanıldığı ayrıca yorumcu içinses aralığı açısından geniş bir aralığa sahip eserlerden bahsetmiştim..


turanamac yazmış:

orhan gencebayın bir konçerto hazırlayıp albüm halinde piyasaya sürdüğünü düşünelim..tabi ki sanat adına harika bir olay..ancak halk ne kadar ( bizim gibi o hayalle yanıp tutuşanlar hariç ) ilgi gösterecek merak ediyorum...bir sanatçı yaptığı bir çalışma geniş kitlelerce ilgi görmezse demoralize olur.ne kadar iyi bir sanatçı olursa olsun...orhan gencebay ilk çıktığı zaman halk taradından beğenilmeseydi ( bazen yerin dibine soktuğumuz halktan bahsediyorum ) trt nin o zulmüne nasıl katlanır ve ayakta kalırdı soruyorum size ??




“Orhan Gencebay'dan, bugünkü halkın beğenisine göre müzikler mi yapmasını istiyorsunuz? Yahu halkın ilgisini ne çekiyor? Manzaraya bakar mısınız: Latif Doğan-Küstüm, İsmail YK-Allah Belânı Versin, Kenan Doğulu-Çakkıdı, Mahsun Kırmızıgül-Dinle, Serdar Ortaç-Dansöz. Böyle şarkılar yapsın Orhan baba o zaman. Madem halk halk deyip duruyorsunuz. Madem babanın çok satmasını istiyorsunuz”

yukarıda ismini zikrettiğiniz insanlar üretimleri ile değil televizyon ve dolayısıyla magazin dünyasının göz önünde olan insanlar..ayrıca hedef kitleleri çok farklı..ve şu anki korsan ortamında bu insanların çok sattığını iddia etmek pek de mantıklı değil..televizyondaçok görünmeleri veya kliplerinin çok gösterilmesi çok sattıklarını göstermez..bastırırlar parayı gündemden düşmemek için kliplerini oynatırlar..farklı bir olay.. ayrıca orhan gencebayın bu insanlar gibi müzik üretmesini istemek kadar mantıksız bir durum olamaz.. Orhan gencebay istesede onlar gibi müzik yapamaz ..çünkü Orhan gencebay “ gencebay müziği “ yapmakta..

burada ayrılığımız söz konusu sanırım..siz Orhan gencebayın önceki eserleri gibi kuvvetli eserler yapamadığını savunuyorsunuz hatta müziğinin gittikçe piyasaya uyduğunu ve yozlaştığını ifade ediyorsunuz yanlış anlamıyorsam..

piyasa müziği yapmakla günün beğenisini ve teknolojisini takip etmek , dünya literatüründeki diğer müzikler ve altyapılarından etkilenerek bunu kendi deneyim ve anlayışınızla yapmış olduğunuz müziğe uyarlamaya çalışmak ve bazı eserlerinizi bu yönde oluşturmak piyasa müziği yapmak değildir.. zaten Orhan gencebayın çıkış yaptığı dönemden itibaren savunduğu olay da budur..o müzikte değişiklik yapmak istiyor ve müziği geliştirmek adına bu çalışmaları yapıyordu..kendi deyimi ile müzikte denemeler di yaptığı.. şu anki çalışmalarında da bunu devam ettirmeye çalışıyor.. beğeniriz ya da beğenmeyiz..ama bu onun müziğini piyasa müziğine çevirdiğini ve yozlaştırdığını söyleme hakkını vermez bize…

ayrıca bir meselede yazmış olduğu sözlerden kaynaklanıyor..okuduğum görüşlerde Orhan gencebayın söz bağlamında eski gücünde olmadığı gibi bir izlenim edindim..yani daha sosyolojik , toplumsal sözlere yer vermesi gerektiği gibi..aşktan sevgiden bahsetmek ,aşkı “ mübarek “ bir şey olarak tanıtmak ve bu sayede olayı ilahi bir boyuta da taşımak ,tek cümlelik de olsa inansının en büyük düşmanının yine kendisi olduğunu ifade etmek hayattaki off larımızı nasıl ohh diyebileceğimiz bir duruma dönüştümenin ipuçlarını vermek, ümitsizliğin hayata karşı bir bakış olamayacağını ifade etmek, değer vermişken ihanete uğramanın dışavurumunu bazen isyankar bazende kendi hallince söylemek vb gibi ( son albümdeki sözlerden benim çıkarımlarımdır bunlar) sosyal anlamda mesajlar vermek olmuyor..ne oluyor peki ???

müzik zamana dayalı olarak değişen bir olgudur..aynı kalmasını bekleyemezsiniz..aynı zamanda gelişkendirde..bunun pek çok faktörü vardır..teknoloji başta olmak üzere sosyolojik olgular vs.. bu değişkenliği oluştururlar..ayrıca sanatçının o dönem içerisinde neyi nasıl hissettiği de önemlidir ..etrafında olup biten den bi haber biçimde üretim yapması beklenemez..misyonunu bozmadan farklılıklardan da yararlanarak hem değişime ayak uydurur hem de önceden beri yapmak istediği müziğin yapısını devam ettirir..

“popüler” olmak neden kötü olsun ..ayrıca popüler olmadan yaptığınız işi insanlara nasıl göstereceksiniz..kendinizi anlatmadan , tanıtmadan kime ne kadar ulaşacaksınız..??sorun “popüler olmak” değil nasıl “popüler” olduğunuzdur.. sağda solda alkollü bir briçimde yakalanarak , onunla bununla aşk kaçamağı adı altında yakalanarak, ya da tv de aşırı çıkışlarla insanların üzerine saldırarak popüler oluyorsanız ona söyleyecek bir lafım yok..orhan gencebay bunların hangisini yaptı ???

itirazınız yaptığı müzik noktasındaysa o zaman şu “eleştiri” dediğiniz olayın özüne inmek gerekir..bence eleştiri belli bir profösyönel birikim olmadan yapılırsa havada kalır..hem zaman birikimi hem de eleştiri yaptığınız konuya olan hakimiyetiniz çok önemlidir..bunu tartışma programlarında eleştiri yaptığını zanneden insanlara baktığızda daha iyi anlarsınız ..bunun dışında yapılanlar görüş bildirme ya da beğeni ifade etme olur..

şimdi bizler birikim olarak yanına yaklaşamayacaınız bir insan için “ üniversite öğrencileri bile ondan daha iyi rock yapar” demeyi , kafanızı elektronik davul partisyonları ile bozmayı , birkaç tane üniversiteli rockçı arkadaşınızın düşüncelerini bir bilirkişi edasıyla fikrinizi destekelemek adına forumda yayınlamayı eleştiri olarak nitelendireceksek ben bunu anlayamıyorum.. kusura bakmayın..( bir de bu söylediklerim Orhan gencebayı putlaştırmak oluyorsa onu da anlamıyorum )

yapmış olduğu albümü beğenmek ya da beğenmemek olabilir ama derinlemesine yorumlar yapmak için daha tonlarca fırın ekmek yememiz gerekir..

sayın yasak resim demişsinzi ki :

“Yaaa?...Birileri de en ufak bir eleştiri karşısında "sen kimsin, sen kim oluyorsun, ne biçim Gencebaycısın, eleştirmek kimin ne haddine" gibi bağnaz bir cephe kurmak niyetinde, gördüğümüz kadarıyla!... Size kalsa Stalin istibdatıyla yönetmek gerek bu forumu zaten”

bir ara ben bu uygulamanıza şahit olmuştum bizzat..ve bunu Orhan gencebayı koruma adına yapmıştınız..o kadar oturmuş ki içime şu anda bile dile getiriyorum…

velhasılı kelam ..şimdi bende forumun özünü anlamaya yönelik bazı davranışlarda bulunayım ..malum Orhan gencebayı putlaştırıyo oluruz yoksa..

1.orhan gencebayın popstar alaturka yarışmasına jüri üyesi plarak katılmasına karşıydım..ancak içerik farklı olsaydı ( ayrıntıları anlamışsınızdır ..diğer jüri üyeleri ve yarışmacı seçimine kadar ) sonuna kadar desteklerdim.hatta ve hatta ikincisine katılmaz diye düşünüyordum ancak burada da beni yanılttı..sebepleri tartışılır.. (( bu halde bazı gencebaycı arkadaşların bu işi sırf para için kabul etti “eleştiri” lerine katılmak içimden hiç gelmedi ))

2.çıkartmış olduğu albümlerde son eserlerini neden enstrumantel yapılara ayırmadığını anlayamıyorum..gerçi yürekten olsun albümünde bunu yaptı ( arıyorum adlı eseri ) ancak biz hariç kimse haberdar olamadı…

3.hala bu konçerto meselesinin askıda kalmasına anlam veremiyorum..ancak bazı tahminlerim var..( bir de hayat bu..bir yerde bitecek tabii Allah gecinden versin ..bazı şeyler için geç kalmamak lazım ) bunları iyice olgunlaşınca söylemek isterim..

4.aynı bağlamda çıkaracağı kitabında çok geciktiğini düşünüyorum..

5.çıkarmış olduğu yargısız infaz albümünde de cemal safiden söz olmaması da beni şaşırttı..

6.orhan gencebayın neden internet sitesinin üzerine gitmediğini anlamıyorum..bu sitede hepimizin fikirlerine ışık tutacak görüşlerini haftalık yazılar olarak yayınlamak bu kadar zor mu..( gazetede bir köşe gibi )belki o zaman bu kadar tartışmak zorunda kalmayız..hatta bunu bu sitede de yapabilir…

7.eserlerindeki enstruman seçimlerini düşününce neden farklı enstrumanlara yer vermediğini düşünürüm hep..pek çok enstrumanı yakından tanıyan bir insan olduğunu biliyoruz..acaba hazırlayacağı konçerto için mi saklıyor bu düşüncelerini ??

8.bazı durumlarda bazı insanlara karşı takındığı tutum ve onlar hakkındaki düşünceleri beni şaşırtıyor ..bazı insanlara sürekli alttan alarak davranması beni rahatsız ediyor..ancak bu bir karakter meselesi..ve astroloji ile bu kadar yakından ilgilenen bir insanın ve kısa zaman önce ciddi bir rahatsızlık geçiren bir insanın kendisini azamet içerisindeki hiçlik felsefesi ile yetiştirmiş olduğunu düşününce yadırgamam hafifliyor..

9.bağlama ile tv de görünmekten neden bu kadar kaçındığını anlayamıyorum..hattı zatında en provasız anında bile pek çok bağlamacıya fark atabileceğini düşünüyorum..

bunlar şimdilik aklıma gelenler..

şimdi de dayanamayarak bazılarının tabiri ile “şakşakçılık” yapacağım..ya da Orhan gencebayı “haşa” putlaştıracağım

-orhan gencebay bana 12 yaşımdayken aşkı tanıttığı , insanları sevme felsefesini geliştirmeme yardım ettiği , yaptığın işte özgürce düşünmenin ve asla vazgeçmemenin seni nasıl saygı değer bir insan olarak tanıtabileceği düşüncesini bana aşıladığı, yalnız ve zor zamanlarımda sözleri ve melodileri ile beni uçurumların kenarından döndürdüğü ve olaylara farklı yaklaşmamı sağladığı için , benim bakış açımla ,benim dünyamla, benim kapasitemle dünyanın en iyi sanatçısıdır ( putu değil ) ve de öyle kalacaktır…


sayın gönül dostu demişsiniz ki

“sevgili turanamaç gayet güzel yazmışsınız. Yanlız üzüldügüm bir şey varyazınızım başında insanlar taptıgımı sanmasın demişsiniz. forum ne hale gelmiş birileri ve onun bir kaç yandaşı yüzünden insanlar gencebay hakkında olumlu yada nötür bir şey yazmaya çekinir hale gelmiş.”

o cümelelerim ve bu bağlamda burada kullandığım cümlem bir sitemdir..inancı olan herkes kime tapınacağını çok iyi bilir….

saygılarımla…

User avatar
yasakresim
Kıdemli Üye
Posts: 889
Joined: 17 Jan 2005, 17:25
Location: İzmir-Tekirdağ
Contact:

Post by yasakresim » 24 Jan 2007, 14:29

Evet yine yorumlarımıza gelen bir "turanamac" şerhi...

Turanamac,
Artık şaşırmıyorum desem sizi kızdırmış ya da gücendirmiş olur muyum bilmem ama, ben size çoktan alıştım; görülüyor ki siz bana alışamadınız...

İstibdat konusu... Evet turanamac, dile getirdiğiniz doğru galiba, içinize oturmuş ki, neredeyse yazdığınız mesaj başı bana bunu hatırlatıyorsunuz...

Aklıma bir Nasrettin Hoca fıkrası geliyor.

Nasrettin hoca bir gün eşeğine binmiş, oğluyla beraber gidiyormuş kasabaya doğru... Böyle giderken, yolda muhabbet eden birkaç adamın önünden geçerken, adamların şöyle konuştuklarını duymuş: "Utanmaz herif, kendi eşeğe binmiş, küçücük çocuğu yürütüyor, merhamet kalmamış adamda.." Bizim hocanın gönlü geniş... Bunu duyunca eşekten inmiş, oğlunu eşeğe bindirmiş.

Öyle giderlerken, yine birkaç adamın önünden geçerlerken bu sefer şöyle konuştuklarını duymuş: "Yahu, dünya tersine döndü galiba, adam ihtiyar haliyle arkada yayan yürüyor, delikanlı eşeğe binmiş keyif çatıyor." Hoca bir lâhavle çekmiş... Kendi de oğlunun arkasında eşeğe binmiş.

Oğluyla birlikte eşeğin üstünde giderlerken, yine yanlarından geçtikleri iki adamın şöyle konuştuklarını duymuş: "Vicdansızlığa bak! Çöp kadar hayvanın üstüne küfe gibi yığılmışlar. Eşeğin kaburgaları sayılıyor. Kendileri sefa sürüyor."

Hoca bu sefer bir yâ sabır çekerek, hem oğlunu eşekten indirmiş, hem de kendisi inmiş. Eşek boşta, kendileri de yaya, yürümeye devam etmişler... Kasabanın kahvehanesinin önünden geçerken, çardaktaki masalarda oturan bir kişi kahkahayı basıp hocaya şöyle demiş: "Hoca, sizde hiç akıl yok mu? Ne diye eşeğe binmiyorsunuz? Eşek önde bomboş gidiyor, siz yürüyorsunuz!"

Nasrettin hoca bunun üstüne oğluna dönüp şöyle diyor:
"Yaa evlât, her kafadan bir ses çıkıyor. Ne yapsan beğenmiyorlar. Elin ağzı torba değil ki büzesin? İyisi mi biz bildiğimizi yapalım!"

Yaa turanamac, ne yaptıysam size yaranamadım. İstibdat yaptık, fırça yedik; liberal olduk, fırça yedik; bir de sosyal demokrat olmayı deneyeyim bari, bakalım ne olacak!...

İnanın bana, yönetmek istesek, bu forumu en katı istibdatla da yönetiriz. İstediğiniz bu mudur? Buysa yapalım. İki günde bu forumdaki düzeni Çin istibdatına çeviririz, hiç sorun değil. Ne muhalefet kalır (kendim dahil), ne forumdaki laubalilikler, gereksizlikler, fazlalıklar. Kimsenin de gözünün yaşına bakmayız. Forum kurallarında ABC'mizi yazarız, DEF..si bizi ilgilendirmez... Hoşgörüyü ebediyen rafa kaldırırız... Yok istediğiniz bu değilse, baba yaşa varol diye, nev'ine bakmadan Orhan Gencebay'ın her işine alkış tutma kolaycılığına kaçanların ve bunu da "Gencebaycılık" sananların tersine, kimsenin söylemek veya duymak istemediklerini cesaretle dile getiren ve Gencebay hayranlarının rehavetten (daha doğrusu gafletten!) sıyrılmaları için umutla çabalayan bir Gencebaycılık anlayışına da hor bakmayacaksınız. Eğer böyle yaparsanız, beni de sizin anlayışınızı hor görmek karşılığında bırakırsınız. Nitekim zaten bıraktınız da.

Birbirimize saygı duyacağız... Forumun huzuru için dürülmüş defterleri birbirimize tekrar açtırmayacağız... Ben düşüncelerimden fedakârlık etmek zorunda mıyım? Hayır değilim. Ama ettim. O halde sizden de bu fedakârlığa saygı beklerim. Yok, böyle bir fedakârlık etmemle etmemem birileri için bir anlam oluşturmuyorsa, başlarım böyle fedakârlığa deyip kafamdakileri tekrar azar azar döküşüm yüzünden kimsenin de itham parmağını üstümde hissetmeye katlanacak değilim.

Bazıları, herhalde forumda yeterince vakit geçirmediklerinden olacak, Gencebayforum.com'u Gencebayforum.com yapan nedir sorusuna hâlâ bir cevap bulamadılar galiba...

Sıkılanlar, malum sitelere gidip oralardaki çocuk parklarında eğlenebilirler, kendilerini tutmuyoruz... Pembe gözlüklerini takıp istedikleri kadar polyannacılık yapabilirler, rahat rahat. Şunu bilin ki burada salt pembe değil, gerçekliğin tüm tonları aynen vardır; ama dediğim gibi, bu tonları yalnız siyah ve beyaza da indiririz çok istiyorsanız.

Bu kadar ultimatom yeter mi bilmiyorum, umarım yetmiştir. Zira saçmalıklar ruh halimi ve sağlığımı bozma noktasına geldiği zaman, ben de saçmalarım...

Gelelim satırbaşı olan konulara...
Orhan Gencebay'ın müziğinin çoksesliliği ile ilgili birşey sormadım. 70'lerde "Mükemmel notasyon"lu eserinin olmadığı görüşünün sebebini, gerekçesini, eskilerin deyimiyle esbâb-ı mucibesini sormak istedim. Kromatik, makam geçgilerini vs. kast etmişsiniz... Sanırım bu konuda size en iyi cevabı Mesut abi verecektir. Sizi bilmem ama, ben o "mükemmel notasyon"u, Yorgun Gözlerim'lerde, Hatasız Kul Olmaz'larda, Dertler Benim Olsun'larda, Kimi Sarsın Ellerim'lerda, En Büyük Sır'larda, Yarabbim'lerde, Yokluk'larda çok rahat şekilde görebiliyorum...

Çok sesliliğe gelince... "İyi müzik=çok seslilik" gibi bir eşitliğin saplantılı bir müzik anlayışı olduğunu düşünüyorum. THM özünde tek seslidir, TSM özünde tek seslidir örneğin... Ve tek sesli halleriyle çok güzel ve "mükemmel notasyonlu" örnekleri vardır. Bunları çok sesli yapma çalışmaları 1930'larda başlamış, 70'lerde yoğunlaşmıştır. Bunları "çok sesli yapacağım" diye yeniden yorumlayıp güzelleştirenler varsa, güzelleştireyim derken altı kaval üstü şişhaneye çevirenler de hiç az değildir. Orhan Gencebay, çok seslilikte ısrar etmeden de senfonik tarzda çalışmalar yapılabileceğini, hatta çok güzel yapılabileceğini, Bağrımda Bir Ateş, Seni Buldum Ya, Bunca Yıl Habersiz gibi parçalarıyla cümle âleme ispatlamıştır. THM, TSM, jazz, country, İspanyol ve Hint müziği sentezi meselelerine hiç değinmiyorum... Zaten, Orhan Gencebay çok seslilik işine 70'lerde Azize Gencebay'a verdiği parçaları Norayr Demirci'ye emanet ederek el atmış, kendi parçalarının çok sesli halini dinleyicilere zaten bu şekilde sunmuştur... Karşılaştırması size kalmış... Onlar da kendince güzel ve kalitelidir şüphesiz, Gencebay'ın yaptıkları da. Ayrıca 80'lerden itibaren, özellikle 90'larda Gencebay'ın çok seslilikten eskisi kadar uzak durmadığını görüyoruz. Şarkılarındaki kontrpuanları sırf "çok sesli müzik yapmıyor" diyenlere inat yazdığını fark eden etmiştir...

"Halk" meselesine gelelim... Demişsiniz ki, saydığım o isimler çok satmıyormuş... Size gazete okumanızı, ya da internette tiraj sonuçlarını şöyle bir araştırmanızı tavsiye ederim. En basitinden bu forumda bu konuda verdiğimiz linkler durumu açıklamaya yeter. Söz konusu isimler, alınan bandrol sayılarında Orhan Gencebay'ı 3'e 4'e katladıklarına göre, tirajda hayli hayli katlamışlardır.

10 yıl önce: http://www.milliyet.com.tr/2000/04/12/m ... mag02.html
Şimdi: http://www.habervizyon.net/?f=ns&_nid=6 ... 2a454dae56

Görülüyor ki Orhan Gencebay (klâsikleri saymazsak) "Hayat Devam Ediyor"dan bu yana yaya kalmış... Son albüm ise İsmail YK'nın 10 basamak gerisinde... Serdar Ortaç bile Gencebay'ı ikiye katlamış. Orhan Gencebay isminden önce kimlerin isimlerinin geldiği bile size bazı gerçekleri göstermiyorsa, kavuğunuzu takıp kendi aranızda orta oyunu oynamaya devam edin, ben yokum...


Orhan Gencebay'ın şu an yaptığı "günün beğenisini ve teknolojisini takip etmek , dünya literatüründeki diğer müzikler ve altyapılarından etkilenerek bunu kendi deneyim ve anlayışınızla yapmış olduğunuz müziğe uyarlamaya çalışmak ve bazı eserlerinizi bu yönde oluşturmak"tan ibaret olsaydı bu kadar eleştirmezdim elbette. Sizin de dediğiniz gibi, Orhan Gencebay zaten çıkış yaptığından beri bu felsefede... Ama Orhan Gencebay, bu felsefe uğruna lümpen ile eliti aynı, sanat ile bayağılığı aynı değer manzumesi içinde yorumluyorsa, o noktada bu "müziği geliştirmek" değil, "müziği aleladeleştirmek", "müziği popülizme kurban" etmek olur. "Türkiye'nin ağıdı" dediği Batsın Bu Dünya'yı "efendim, günün beğenisi ve teknolojisi böyle n'apalım buyurun" diye tekno ritmlerle döşeyip kaygusuz bar gençliğine sununca gençler daha güzel mi ağıt yaktılar, o şarkının yazılış nedenini daha güzel mi anladılar? Ben bu noktada "ilkeler"i, "etik"i, "popülizm"i, "halk"ı sorgularım.

Put meselesine gelince... Elbette ki "putlaştırıyorsunuz" derken, onun heykelini yapıp günde beş vakit önünde secde ediyorsunuz demedim. Dininiz ile ilgili bir alınganlık göstermenize gerek yok. Bunu sembolik anlamda söylediğimi anlamayacak kadar da yobaz olduğunuzu sanmıyorum... Değilseniz, lâfı başka kulvara çekip amacından uzaklaştırmayın..

Ve son olarak:
Evet, üniversite öğrencileri bile Yeneceğim Kendimi'den daha iyi rock yapar... 100 tane rockçıya (Gencebaycıya değil) bu şarkıyı dinletin, 90'ı "olmamış" demezse yüzüme tükürün.
::::::
Image
"Türk ulusunun, yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, pozitif bilimdir."
Atatürk, 1933

turanamac
Kıdemli Üye
Posts: 133
Joined: 04 Aug 2006, 02:36
Contact:

Post by turanamac » 24 Jan 2007, 16:41

yazdıklarınıza şerh düşme gibi bir kaygım olmadı hiç bir zaman..sadece belli bir noktada karşıt fikirde olmamdan kaynaklanan fikir farklılıklarını belirtiyorum..



bu siteyi nasıl yöneteceğiniz size kalmış bir şey..buna şu konumda yorum yapamam..ayrıca neyin hakaret neyin fikir beyan etme olduğunu algılayabailecek konumdaysanız istibdata da gerek kalmayacaktır..



tiraj sayıları konusunda pek çok değişken var..bu konudada malesef inanacak bir şey kalmadı.. ..bu nedenle ben bu insanların hangisinin çok sattığına karar veremiyorum.. mesela muazzez ersoyu ibrahim tatlısesin üzerinde görmek beni biraz şaşırttı ??



""Bu kadar ultimatom yeter mi bilmiyorum, umarım yetmiştir. Zira saçmalıklar ruh halimi ve sağlığımı bozma noktasına geldiği zaman, ben de saçmalarım""..


:oops: :roll: :lol: ayağımızı denk alalım yani ???



""Yok istediğiniz bu değilse, baba yaşa varol diye, nev'ine bakmadan Orhan Gencebay'ın her işine alkış tutma kolaycılığına kaçanların ve bunu da "Gencebaycılık" sananların tersine, kimsenin söylemek veya duymak istemediklerini cesaretle dile getiren ve Gencebay hayranlarının rehavetten (daha doğrusu gafletten!) sıyrılmaları için umutla çabalayan bir Gencebaycılık anlayışına da hor bakmayacaksınız. Eğer böyle yaparsanız, beni de sizin anlayışınızı hor görmek karşılığında bırakırsınız. Nitekim zaten bıraktınız da.""



benim dışımda kimleri kastediyorsunuz bilemem ama ben o konumda değilim malesef.sanırım bir genelleme ile konuştunuz..misyonunuza saygı duyuyorum ancak bu misyonu yerine getirirken ki değerlendirmelerinizin pek sağlıklı olmadığına inanıyorum..



""Çok sesliliğe gelince... "İyi müzik=çok seslilik" gibi bir eşitliğin saplantılı bir müzik anlayışı olduğunu düşünüyorum. THM özünde tek seslidir, TSM özünde tek seslidir örneğin... Ve tek sesli halleriyle çok güzel ve "mükemmel notasyonlu" örnekleri vardır.""



çok sesli müziğin iyi olup olmamsı değil mesele..dünya sistemini oturmuşken ve çok seslilik müzikte varılması gereken bir amaç olmuşken siz bundan ayrı kalamazsınız ve bu yöne doğru gelişme göstermeniz gerekir..çünkü müziği salt kendi coğrafyanız adına yapmak belli bir kültürün içerisine sıkışıp kalmanıza sebep olur ve asla müziğin evrenselliği ilkesini yerine getiremezsiniz...tsm ve thm de çok güzel mükemmel notasyonlu örnekler olduğunu kim inkar ediyor ki...?? bu halleriyl başka hangi coğrafyaya dinletebilirsiniz bir düşünmenizi öneririm...ayrıca ben thm ile yakından ilgilenen bir insanım ..thm nin içerik ve duygu , yaşanmışlıklar olarak tsm nin çok önünde olduğunu da vurgulamak istiyorum ...kıymeti yeterince bilinenmemktedir ayrı mesele...çok seslilik demişken aklıma bir örnek geldi ..onuda mümkünse buradan paylaşmak isterim...


http://www.youtube.com/watch?v=BVjbcRdPVcg


""Ama Orhan Gencebay, bu felsefe uğruna lümpen ile eliti aynı, sanat ile bayağılığı aynı değer manzumesi içinde yorumluyorsa, o noktada bu "müziği geliştirmek" değil, "müziği aleladeleştirmek", "müziği popülizme kurban" etmek olur. "Türkiye'nin ağıdı" dediği Batsın Bu Dünya'yı "efendim, günün beğenisi ve teknolojisi böyle n'apalım buyurun" diye tekno ritmlerle döşeyip kaygusuz bar gençliğine sununca gençler daha güzel mi ağıt yaktılar, o şarkının yazılış nedenini daha güzel mi anladılar? Ben bu noktada "ilkeler"i, "etik"i, "popülizm"i, "halk"ı sorgularım.""



bu olayı bayağılık olarak yorumlamışsınız..sizin bar gençliği diye nitelendirdiğiniz insanlara ulaşmak için ne yapmak gerekir sayın yasak resim..?? bu olumsuz sosyal olgunun düzeltilebilmesi adına önerilerinizi duyarsam çok sevineceğim gerçekten ..gerçi orhan gencebay bunu tirajını arttırmak ve bar gençliğinin müizği ile hoplayıp zıplaması için yapmıştır !!!..doğru .üzerinde konuşmanın bir anlamı yok...


""Birbirimize saygı duyacağız... Forumun huzuru için dürülmüş defterleri birbirimize tekrar açtırmayacağız... Ben düşüncelerimden fedakârlık etmek zorunda mıyım? Hayır değilim. Ama ettim. O halde sizden de bu fedakârlığa saygı beklerim. Yok, böyle bir fedakârlık etmemle etmemem birileri için bir anlam oluşturmuyorsa, başlarım böyle fedakârlığa deyip kafamdakileri tekrar azar azar döküşüm yüzünden kimsenin de itham parmağını üstümde hissetmeye katlanacak değilim""

fedakarlığınıza saygı duyuyorum..sinirlenmeyin..dürülmüş defterin tekrar açılması yeri geldiği için , sizin bir yorumunuz üzerine yapılmıştır..o konuya tekrar dönmüyorum..


"""""yasak resim birdahda boyel saçma sapan eleştiriler yapma ya yok o oyle yok bu boyle Allah allah beğenmiyorsna dinleme kardeşim biz yeteriz gencebaya sen git kendin daha iyi duzenleme ve projelerle sanatçı ol bakıyım gencebayım milyonda biri kadar dinleyenin olacakmı???

SAYIN POSTMODERN..BU CÜMLELELRİNİZİ KINIYORUM..BUNU YAPMA SEBEBİM İSE BU YORUMUNUZUN DAHA ÖNCE BENİM İLE YASAK RESİM ARASINDA OLAN UZUN MESAJLAŞMALARA DAYANDIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİNDİR..ADI ÜZERİNDE BURASI BİR FORUM SİTESİ..GÖRÜLER VE DÜŞÜNCELER PAYLAŞILACAK..AMA ÜSLÜBUNCA..BİR İTİRAZINIZ VARSA BUNU SİZE VE BU FORUMA YAKIŞAN BİR ÇEKİLDE YAPMANIZ GEREKİR..HERKESİN GÖRÜŞÜ KENDİNEDİR..SAÇMA SAPAN FALAN DEĞİLDİR..AMA SİZİN BU GÖRÜŞÜNÜZ KABADIR..

SORDUĞUM SORUYA VERDİĞİN YANIT İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM YASAKRESİM.. ANLAŞAMAZSAK DA EN AZINDAN DÜZGÜN MUHATAP OLUYORUZ..BU DA BİR ERDEMDİR ANLAYANA...

SAYGILARIMLA.."""""

ayrıca yukardaki hatırat size ve düşüncelerineze de na kadar saygı duyduğumu kanıtlamak adına yeterli oalcaktır sanırım...


""Ve son olarak:
Evet, üniversite öğrencileri bile Yeneceğim Kendimi'den daha iyi rock yapar... 100 tane rockçıya (Gencebaycıya değil) bu şarkıyı dinletin, 90'ı "olmamış" demezse yüzüme tükürün""

estağfurullah..neden yüzünüze tükürelim..bahsettiğiniz 100 tane rokçı da sizin gibi düşünüyordur...orhan gencebay tepeden tırnağa rock olan bir eseri ne zaman yaptı hatırlamıyorum..bir eserde roçcktifleri kulanmak o eseri rock yapmaz..aynen sanat müziği ya da halk müziği geçkilerinin kullanmanın serbest çalışma olaak üretilmiş bir eseri tsm ya da thm yapmadığı gibi..

neyse ..arkadaşlardan ve sizden olayların kişiselleştiği bölümler adına özür diliyorum..ancak bir fikrin zıttını düşünmek söyelemmeyi
gerektirmez..dolayısıyla bir fikre katılmıyorsam düzgün bir üslupla ifade etmeyi doğru bulurum..



saygılarımla.........

User avatar
yasakresim
Kıdemli Üye
Posts: 889
Joined: 17 Jan 2005, 17:25
Location: İzmir-Tekirdağ
Contact:

Post by yasakresim » 24 Jan 2007, 17:24

Neyin hakaret, neyin fikir beyanı olduğunu elbette ki algılayabilecek durumdayım. Fakat, içimizde "yok arkadaş, Orhan Gencebay eleştirilemez" diyerek fikir beyanına dahi tahammül edemeyenler olduğuna göre, her halde istibdat özlemi çekenleri memnun edecek bir düzen kurmak gerekiyor?

Ültimatom konusunu espri olsun diye açmadığımı da belirtmek isterim.

Misyonumdaki sağlıksızlıktan bahsetmişsiniz... Peki "Baba ne yapsa doğrudur" "Sen kimsin babayı eleştiriyorsun" diyenlerin misyonu çok mu sağlıklı? Eğer benim düşüncemde bir sakatlık, bir hastalık varsa, eleştirdiğim düşüncenin vurdumduymazlığında, boş fanatizminde, hele ki "ezberciliğinde" hayli hayli hastalık var.

Çok sesli müzikten ayrı kalmamız gerektiğini söylemedim. "Bir müzik illâ ki çok sesli yapılmalıdır" yargısının yanlış olduğunu söylemeye çalıştım. Ve Gencebay parçalarının notasyonunun kalitesi konusunda sizle aynı fikirde olmadığımı.

Bar gençliğine ulaşmak... İyi, güzel, tamam, amenna da... Burada hareketin "amacını" sormak gerekiyor önce kendimize. Bar gençliğine ne amaçla ulaşmak?... Bar gençliğini içinde bulundukları aymazlıktan çıkartıp değerlerimize duyarlı hale getirmek için mi, yoksa onların renkli dünyasına katılıp onların tükettiği bir meta olmak için mi?... Tabii ki ilk şıkkı söyleyeceksiniz... Peki soruyorum, Orhan Gencebay, Batsın Bu Dünyayı o garabet hale sokup bar gençliğinin tepsisine koyunca bahsettiğiniz sosyal olguda bir iyileşme mi meydana geldi? Yoksa Batsın Bu Dünya gibi halka ve haksızlıklara mal olmuş bir değer, disco-bar köşelerinin lümpen pisliğine bulanmış bir tuvalet kâğıdı gibi anlık zevklerin sifonuyla gece hayatının lâğımında kayıp mı oldu?

Yeneceğim Kendimi konusunda slogan "Orhan Gencebay'ın bugüne kadar hiç yapmadığı kadar rock" şarkısı olduğu için, öyle lanse edildiği için bu mevzuya takılmış durumdayım. Orhan Gencebay bu değil, Orhan Gencebay Müziği de bu değil. Orhan Gencebay resmen kendi olmayan bir format içinde. Orhan Gencebay Müziği'nde rock mı yok? Var, tadına doyamadığımız bir üslup içinde var. Ama Yeneceğim Kendimi'deki üslup bana oldukça özenti, popülist ve yavan geldi. Gencebay'a bu kelimeleri ithaf etmek benim de ağırıma gidiyor ama, söyleyecek başka şey bulamıyorum. Kendin olmadığın zaman, yaptığın şey de yapmak istediğin şey olmaz... Orhan Gencebay da bence yapmak istediği şeyi yapamamıştır... Kendisinin rock konusunda gerçekten yapmak istediği şeyin bundan çok daha farklı olduğuna inanıyorum, eğer bizim tanıdığımız 40 yılllık Orhan Gencebay'ın "ideal"lerinden bahsediyorsak... Ha şarkı dikkatleri üstüne çeker mi çeker, sonuçta bunun altındaki imza Orhan Gencebay. Ama klip çekilince rockçılardan gelecek yorumları da merak etmiyor değilim. Neden Gencebay hayranlarının değil de, rockçıların yorumunu merak ediyorum? Çünkü Orhan Gencebay bu şarkıyı kendi hayranlarından çok, rockçı kitleye seslenmek amacıyla yaptı. Bu açıktır. Yani asıl söz de o kitlenindir. Dolayısıyla ok hedefini ne kadar buldu bunu hep beraber göreceğiz.

"ancak bir fikrin zıttını düşünmek söyelememeyi gerektirmez..dolayısıyla bir fikre katılmıyorsam düzgün bir üslupla ifade etmeyi doğru bulurum.. "
Bu düşüncenizin altına imzamı atıyorum...

Voltaire'ın dediği gibi: Düşüncelerinize katılmıyorum ama söz söyleme hakkınızı sonuna kadar savunurum...
::::::
Image
"Türk ulusunun, yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, pozitif bilimdir."
Atatürk, 1933

User avatar
yasakresim
Kıdemli Üye
Posts: 889
Joined: 17 Jan 2005, 17:25
Location: İzmir-Tekirdağ
Contact:

Post by yasakresim » 24 Jan 2007, 17:52

Bu arada, video harika.
Sağol.
::::::
Image
"Türk ulusunun, yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, pozitif bilimdir."
Atatürk, 1933

turanamac
Kıdemli Üye
Posts: 133
Joined: 04 Aug 2006, 02:36
Contact:

Post by turanamac » 24 Jan 2007, 22:03

rica ederim..payşlaştığıma sevindim..

saygılar...

POSTMODERN
Posts: 8
Joined: 03 Jan 2007, 19:01
Contact:

Post by POSTMODERN » 25 Jan 2007, 00:04

Öncelikle tirajlarla ilgili konulan bilgilerin bazıları oldukça yalnış.Utan dokunmanın trajı 600 bin değil 2 milyon civarındadır.Zaten o yıl en yuksek tirajlı album ödülunu almıştı.O linkte baktığınızda utan dokunma ya 600 bin yamzıslar dıger bazı albumler 1 milyonun uzerinde..saçma olmuş yani ıkıncısı hasret ruzgarı 1 milyonun uzerinde sattı.3 cusu Cemal safininde pek çok programda belirttiği gibi Sende haklısın 92-96 yılları arasında toplam 2milyon 600 bin adet tirajı yakalamıştır.gonul dostu albumunden sonraki bilgiler kısmen daha gerceğe yakın..ayrıca gencebay bence hala traj olarak ıyı durumdadır.Kaybettiği oran muzik dunyasının korsan dolayısıyla son 15 yılda kaybettiği toplam satış oranından daha azdır.Bence gencebayın en buyuk sıkıntısı son albumlerinde hit parça çıkaramamasıdır.gencebayı bilen bilmeyen cok kşinin aslında en son duyduğu hit parça lar sende haklısın kasetinde yer alıyordu.Bununla şunu kastediyorum ibrahim tatlıses vs gibi sanatçıları dinlemesekteşarkılarını tum toplum gibi bizde duyarız.Ama çık sor yurekten olsun dıye bir şarkısı olduğunu kaç kişi biliyor.Bunda en buyuk suçta gencebayın kendisindedir değişime uyacağım diye saçmalıklar içerisine giriyor.10 yıldır saçma yerlerden gundeme gelmeye calışacağına once ilaç gibi radyo diye anırıp alemin 3 kralı peşpeşe çalıynıyor şimdi diye yayın yapan radyoya her album çıktığında hapsetmesin kendisini.Sonrada serbest çalışmalar yapıyorum arabesk yapmıyorum diyipte komik duruma düşmesin

User avatar
yasakresim
Kıdemli Üye
Posts: 889
Joined: 17 Jan 2005, 17:25
Location: İzmir-Tekirdağ
Contact:

Post by yasakresim » 25 Jan 2007, 02:34

POSTMODERN wrote:Öncelikle tirajlarla ilgili konulan bilgilerin bazıları oldukça yalnış.Utan dokunmanın trajı 600 bin değil 2 milyon civarındadır.Zaten o yıl en yuksek tirajlı album ödülunu almıştı.O linkte baktığınızda utan dokunma ya 600 bin yamzıslar dıger bazı albumler 1 milyonun uzerinde..saçma olmuş yani ıkıncısı hasret ruzgarı 1 milyonun uzerinde sattı.3 cusu Cemal safininde pek çok programda belirttiği gibi Sende haklısın 92-96 yılları arasında toplam 2milyon 600 bin adet tirajı yakalamıştır.gonul dostu albumunden sonraki bilgiler kısmen daha gerceğe yakın..


Bu rakamlar için bir delil sunabilir misin? Delil varsa tamam, tabiî.

Bizim verdiğimiz rakamlar Mü-yap'ın basına verdiği rakamlardır, hani uzun süre Orhan Gencebay'ın da yönetim kurulunda bulunduğu Mü-yap... Bilmem rakamların güvenilirliği konusunda bu size birşey ifade eder mi?...
::::::
Image
"Türk ulusunun, yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, pozitif bilimdir."
Atatürk, 1933

beyazsayfa
Deneyimli Üye
Posts: 78
Joined: 05 Feb 2005, 02:19
Location: Samsun
Contact:

Post by beyazsayfa » 25 Jan 2007, 21:53

Yazılanları henüz okumadım.Galiba ortam hayli ısınmış.Ancak veremediğim cevabı söyleyeyim.Gencebay'a bırakın fazla değer vermek şuan hakettiği yerden hayli uzak diyebiliriz.Biz Orhan Abi'ye değer veriyoruz da sorun şu:Orhan Abi maalesef kendi değerinin farkında değil.Nedenini birkaç gün içinde kendimce açıklayacağım.

POSTMODERN
Posts: 8
Joined: 03 Jan 2007, 19:01
Contact:

Post by POSTMODERN » 25 Jan 2007, 23:20

yasakresim wrote:
POSTMODERN wrote:Öncelikle tirajlarla ilgili konulan bilgilerin bazıları oldukça yalnış.Utan dokunmanın trajı 600 bin değil 2 milyon civarındadır.Zaten o yıl en yuksek tirajlı album ödülunu almıştı.O linkte baktığınızda utan dokunma ya 600 bin yamzıslar dıger bazı albumler 1 milyonun uzerinde..saçma olmuş yani ıkıncısı hasret ruzgarı 1 milyonun uzerinde sattı.3 cusu Cemal safininde pek çok programda belirttiği gibi Sende haklısın 92-96 yılları arasında toplam 2milyon 600 bin adet tirajı yakalamıştır.gonul dostu albumunden sonraki bilgiler kısmen daha gerceğe yakın..


Bu rakamlar için bir delil sunabilir misin? Delil varsa tamam, tabiî.

Bizim verdiğimiz rakamlar Mü-yap'ın basına verdiği rakamlardır, hani uzun süre Orhan Gencebay'ın da yönetim kurulunda bulunduğu Mü-yap... Bilmem rakamların güvenilirliği konusunda bu size birşey ifade eder mi?...


delil var orhan gencebay ona sorabilirsin?? bilmem bu bi şey ifade edermi!!!!!

User avatar
sahan61
Kıdemli Üye
Posts: 180
Joined: 29 Jul 2006, 13:14
Location: İstanbul
Contact:

Post by sahan61 » 25 Jan 2007, 23:23

POSTMODERN Orhan Gencebaya sorabilirsin demişsin Sonere ama onu görebilen kaç kişi var.(Bizim içimizden)Onu bir görsek çok soracağımız şey var da Allah bir nasip etsede görsek...
Last edited by sahan61 on 25 Jan 2007, 23:24, edited 1 time in total.
Şu Koskaca Alemden Yalnızlık Aldığımı, Nihayet Öldüğümü Nerden Bileceksin?

User avatar
yasakresim
Kıdemli Üye
Posts: 889
Joined: 17 Jan 2005, 17:25
Location: İzmir-Tekirdağ
Contact:

Post by yasakresim » 25 Jan 2007, 23:24

Ahahaha, Mü-yap bu raporları yayınlarken kendi yönetim kurulunun başkanı olan Orhan Gencebay'a soramamış mı ki ben sorayım? :lol: :lol: :lol:

Orhan Gencebay madem bu rakamlardan farklı rakamlar söylüyor (ki ben daha bu verdiğim rakamları çürütecek bir beyanatını okumadım) kendi derneğinin sunduğu rapora da bunları yazardı değil mi?
::::::
Image
"Türk ulusunun, yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, pozitif bilimdir."
Atatürk, 1933

Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 3 guests