KAN KIZILI ÖZGÜRLÜK...

Moderator: Yöneticiler

Post Reply
baytunca
Kıdemli Üye
Posts: 520
Joined: 29 Jun 2006, 10:40
Location: ist.
Contact:

KAN KIZILI ÖZGÜRLÜK...

Post by baytunca » 29 Jan 2009, 15:25

Doğduk
Anamızın gözyaşıyla yıkandık
Belendik
Babamızın şehit kefen parçasıyla
Sarıldık
Kurşun sesleriyle
Korkuya bile gülerek büyüdük
Bize yaşamayı böyle öğrettiler
Biz kanımızın renginin aynı olduğunu
Anlatamadık size
Bilincimize
Yazdı dedemiz
Yazgınız başınızdan
Hep büyük olacaktır
Yaşamınızı
Ölümün ne gün tutuklayacağını
Asla bilemeyeceksiniz
Ama ölümü sorgulayın
Şikayet edin yaradana
Ölüm, ölüm olalı
Haksızlığa hiç bilenmemiş mi
Ölüm, yoksa gözlerinden yoksun mu
Özgürce hareket ettiğine göre
Biz ne diye öldürüldük
Bari tanığımız olsun...

Evet başımdan büyük yazgımla
Doğdum
Ama yaşamın anlamını
Ögürlük okudum kitabımdan
Özgürlük işledim düşünce kapıma
Her sabah, her akşam
Gün düştü
Özgürlük parıldadı, yansıdı
Ay düştü
Özgürlük gümüş kapladı
Gecenin cinayete yatkın
Korku zamanlarında her anı
Duvarların ardındayken
Dışarının canavar fikri gezen
Sokaklarında
Sam yellerinin bile
Kanıyla besleniyordu zulüm
Biz hiç uyumadan büyüdük
Ve düşlerimizi vurmasınlar bari dedik
Nöbet bekledik
Özgürlük kahpe kurşunu yemesin diye...

Evet başımız küçük
Beynimiz daha küçük bombalardan
Ama duygularımız yıklmakla
Öldürülmekle tükenmez
Bombalar yüreğimizden küçüktür
Bizim yüreğimize
Kaç ölüm sığdırdılar
Ve daha kaç ölüme boş yer var
Öldükçe çoğaldık
Özgürlüğün dalgalarında
Sonsuz bir deniz
Ve sahraların kumu kadar
Bir damla kanımızda
Binbir taneyiz hepimiz...

Yinede söyleyeceğiz
Bu bizim türkümüzdür
Bu türkü kurşun sesi değil
Bomba gürültüsü değil
Kevser ırmağının çağıltısıdır
Bu türkünün adını
Kanımızla yazdık
Özgürlük türküsü diye
Bu türkü dudaklarımızdan düşmedi
Türkü söylerken öldük
Dudaklarımızın kızıllığına bulaşmış
Toprağa düşmüş başımızdan
Süzülür, adı özgürlük kaldı
Kan değil artık...

Öldük
Ölümü bile ölüm saymadık
Özgürlüğe varmadıkça
Kendi naaşımızı
Kendi içimize gömdük
Dedik ki : ölümün yarısı bize
Yarısının yerine özgürlük gelecek
Bundandır yeri hep boş durur içimizde...


Anlatamadık ama,
Akibet anlatacağız
Kati kararımız
Ve dedik ki : kanımız hep kırmızı
Ya sizin, sizinki başka renkten midir, söyleyin bari...

Vurulduk, hep vurulduk
Ölüm bile usandı
Ecel bile kan ter içinde artık
Hangimizin döşüne yetişeceğinden şaşkın
Sildik alın terimizi
Savurduk zulumün yüzüne
Kezzap gibi
Rezil rüsva, seni dünya soytarısı, canavar
Yüzünden utanırsın
Yeryüzünde durdukça
Oh olsun sana, melanet...

Vurulmanın maksadını sormuyoruz
Sorduğum,
Kanımın
Kendi kanınızın renginden
Olduğunu inkar edişinizdir
Gözünüz kör mü
Başka renkten kan gördünüz mü söyleyin
Gün ışığında parlar
Yorgun bir Arap atının
Bir köpüklü soluğudur kanımız
Kızıl bir sis basar öldüğümüz yeri
Güneşin gözleri kamaşır
Kanımızın rengindendir
Sürdüğü ateş yüzüne
Öfkesi ateşi bundandır
Yanmanın böylesine şaşkındır güneş...

Sizi Adem babamız ile Havva anamıza
Şikayet edeceğim
Akibetimizdeki
Acı sayfaların
Dosyalarının ağırlığında ezileceksiniz
Sizleri
Yaradanın kerem mahkemesine havale ettik
Ve sizi artık
Hep en doğru tek gerçek olan Allah'ın gazabına havale ettik
Ölümünüz bile kan kussun da
Kanın renginin doğrusunu söyleyin
Kurşun karışsada kana
Rengi değişmez
Ve sizin zulümünüze ölümü tanık gösterdik
Biz yakacağız cehennem ateşinizi
Masum ve küçücük ellerimizle
Masumluğumuz divan kuracak
Sorgulanacaksınız
Ama kan her zaman hep kırmızıdır
Diyemeyeceksiniz
Karar gününde
Aklınız bile yanacak o an
Kanımızın renginde alvlerle...

Biliyor musunuz ben o an
Kara tahtaya
Ak bir tebeşirle
Anam, babam, kardaşım
Yerim, yurdum, vatanım
Vatandaşım
Her şeyimsin sen, ey özgürlük yazıyordum
Bombalarınız patlayanda
Ne korktum
Ne duygularım korktu
Yanımda özgürlüğün adı vardı
İçimde özgürce
Dışıma çıkmak için özgürce
Haykıran kanım vardı
Ve vuruldum
haykırdım, dedim ki
Yaşamak,
Eğer özgürce yaşamaksa, yaşamaktır
Ölüm özgürlüğü tutuklayamaz
Özgürlük, oyy özgürlük,
Ölümün adı koysunlar seni
Beni ölüm tutukladı
Ama düşlerim
Düşüncelerim
Son nefesim yine özgür biliyor musun ah, ölüm...

Söyleyin yahu, söyleyin
Siz ananızın karnında
Hiç tutuklu yaşamadınız mı
Yahu siz bebek, çocuk olmadınız mı söyleyin
Hepiniz, hepiniz, hepiniz
Böyle silahlı mı doğdunuz, söyleyin, hadi, hadi söyleyin...

29.01.2009 Taşkışla/Taksim
Bayram Tunca 1956, Elazığ
yokluğun ölümün diğer adıdır

Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 5 guests